3 dakikada okuyabilirsiniz.

İstanbul… Türkiye’nin ekonomik çarkının ana dişlisi. Dünyadaki en zor işlerden biri esnaf olmaktır. İstanbul’da esnaf olmak ve esnaf kültürü ise bir başka olaydır. Ne Ahilik geleneği ne de lonca geleneğinden gelen bir kültürdür. Tamamen Türk ticaret bakışı ve küreselleşme ile birleştirilmiş, minimum maliyet, maksimum kazanç anlayışı ile gelişmiştir.

Esnaf olmak nedir?

Esnaf, belirli bir iş kolunda üretim ve çalışma gerçekleştiren ve bu hizmeti daha çok emek gücü ile gerçekleştiren zanaatkarlara verilen addır. Tabi bu tanımla 21.yy İstanbul’undaki esnaf tanımı aynı değil. 21. yy İstanbul esnafı daha çok “başlıca kaygısı çok para kazanmak olan ve bu uğurda mesleğini yozlaştıran kimse.” olarak tanımlanabilir.

Deliler Deli Değildir
Kıyma Çeken PVC Cam Esnafı

İstanbul’daki herhangi bir küçük işletme diye tabir edilen dükkanlarda çok sık karşılaşacağımız tespitler mevcut. Örneğin bir çok kişi esnaflara güven sıkıntısı yaşamakla birlikte “kazık”lanma korkusunu da sıkça yaşamaktadır. Gerek kalitesiz ve özensiz hizmet, gerekse de değerinin üzerinde fiyat politikası -ki kendi içlerinde de değişkenlik göstermektedir- insanları bu düşünceye sevk ediyor.

Peki Neden?

Cevap çok basit esasında. İş kolunun gerektirdiği tecrübe ve deneyimlere sahip olmadan sermaye ile maksimum kazanç sağlama isteği. Örneğin İstanbul’daki herhangi bir caddede 100 metre aralıklarla 10 m2 alana sahip çiğ köfte salonu görülebilmektedir. Ürünlerinin kalite ve hijyeni tartışma konusudur. Keza, 100 metre aralıklara Emlakçı diye tabir edilen Gayrimenkul Satış Uzman(!)ları görülebilinmektedir. Bu Uzmanların müşteriye yaklaşımları ve uzmanlıkları hep bir tartışma konusudur. Yine bir zamanlar her yerde telefon ve bilgisayar dükkanlarının olması ve “Format atılır” tarzındaki hizmet prensipleri. Bu konuya verilebilecek örnek sayısı çok fazla olduğu gibi yaptıkları hizmetlere verilebilecek olumsuz örnek sayısı da çok fazla. Yani herkesin, “ya abi şu işte çok para var. Bir tezgah gerisi kolay” mantığıyla, bilmediği işten kazanç sağlamaya çabası. Bilmediği diyorum çünkü o konudaki yetkinliği herkesin vakıf olduğu kadar. Ya da işi ehline yaptırıp, üzerine kar koyup, ben yaptımcılık.

Yeni Nesil Esnaf

Sıkça görebileceğimiz her şeyi yapabilen, satabilen her türlü iş koluna vakıf esnafcılık kültürü.

  • Emlak dükkanlarının camında, “kıyma çekilir” yazısı.
  • Berber salonlarının dükkanlarında, “Tosya Pirinci Gelmiştir” yazısı.
  • Oto Lastik dükkanlarında, “Öz Hakiki Anzer Balı Bulunur” yazısı.
  • Çiğ Köfte salonlarında, “Hakiki Maraş Dondurmasını Denediniz Mi?” yazısı.
  • Cep Telefonu Satış&Tamir dükkanlarında, “Tulum Peyniri Kilosu 35 TL” yazısı.
  • Mobilya salonunda, “Hakiki Adana Şalgamı Bulunur” yazısı.
  • Fatura Ödeme Merkezi adlı özel dükkanlarda, “Günlük Süt Bulunur” yazısı.
  • Terzihanelerde, “Her türlü sıhhi tesisat işleri itinayla yapılır” yazısı.

gibi gibi çokça garip ancak artık garipsenmeyen örneklere rast gelmek mümkün.

Kaideyi bozan istisnalara bereketli kazançlar dileriz. Bu tespitler kendilerini kapsamamaktadır. 🙂