İstanbul… Türkiye’nin ekonomik çarkının ana dişlisi. Dünyadaki en zor işlerden biri esnaf olmaktır. İstanbul’da esnaf olmak ve esnaf kültürü ise bir başka olaydır. Ne ahilik geleneği ne de lonca geleneğinden gelen bir kültürdür. Tamamen Türk ticaret bakışı ve küreselleşme ile birleştirilmiş minimum maliyet, maksimum kazanç anlayışı ile gelişmiştir.

Esnaf Olmak
Esnaf Olmak

Esnaf olmak nedir?

Esnaf, belirli bir iş kolunda üretim ve çalışma gerçekleştiren ve bu hizmeti daha çok emek gücü ile gerçekleştiren zanaatkârlara verilen addır. Tabii bu tanımla 21.yy İstanbul’undaki esnaf tanımı aynı değil. 21. yy İstanbul esnafı daha çok “başlıca kaygısı çok para kazanmak olan ve bu uğurda mesleğini yozlaştıran kimse.” olarak tanımlanabilir.

İstanbul’daki “herhangi bir küçük işletme” diye tabir edilen dükkânlarda çok sık karşılaşacağımız tespitler mevcut. Örneğin; birçok kişi esnaflara güven sıkıntısı yaşamakla birlikte “kazık”lanma korkusunu da sıkça yaşamaktadır. Gerek kalitesiz ve özensiz hizmet, gerekse de değerinin üzerinde fiyat politikası -ki kendi içlerinde de değişkenlik göstermektedir- insanları bu düşünceye sevk ediyor.

Peki, neden?

Cevap çok basit esasında. İş kolunun gerektirdiği tecrübe ve deneyimlere sahip olmadan sermaye ile maksimum kazanç sağlama isteği. Örneğin; İstanbul’daki herhangi bir caddede 100 metre aralıklarla 10 m2 alana sahip çiğ köfte salonu görülebilmektedir. Ürünlerinin kalite ve hijyeni tartışma konusudur. Keza, 100 metre aralıklara “Emlakçı” diye tabir edilen “Gayrimenkul Satış Uzman(!)ları” görülebilinmektedir. Bu Uzmanların müşteriye yaklaşımları ve uzmanlıkları hep bir tartışma konusudur. Yine bir zamanlar her yerde telefon ve bilgisayar dükkânlarının olması ve “Format atılır” tarzındaki hizmet prensipleri. Bu konuya verilebilecek örnek sayısı çok fazla olduğu gibi yaptıkları hizmetlere verilebilecek olumsuz örnek sayısı da çok fazla. Yani herkesin, “Ya abi, şu işte çok para var. Bir tezgah gerisi kolay” mantığıyla, bilmediği işten kazanç sağlamaya çabası. Bilmediği diyorum çünkü o konudaki yetkinliği herkesin vâkıf olduğu kadar. Ya da işi ehline yaptırıp, üzerine kâr koyup ben yaptımcılık.

Yeni Nesil Esnaf

Sıkça görebileceğimiz her şeyi yapabilen, satabilen her türlü iş koluna vâkıf esnafçılık kültürü.

  • Emlak dükkânlarının camında, “Kıyma Çekilir” yazısı.
  • Berber salonlarının dükkânlarında, “Tosya Pirinci Gelmiştir” yazısı.
  • Oto Lastik dükkânlarında, “Öz Hakiki Anzer Balı Bulunur” yazısı.
  • Çiğ Köfte salonlarında, “Hakiki Maraş Dondurmasını Denediniz Mi?” yazısı.
  • Cep Telefonu Satış&Tamir dükkânlarında, “Tulum Peyniri Kilosu 35 TL” yazısı.
  • Mobilya salonunda, “Hakiki Adana Şalgamı Bulunur” yazısı.
  • Fatura Ödeme Merkezi adlı özel dükkânlarda, “Günlük Süt Bulunur” yazısı.
  • Terzihanelerde, “Her türlü sıhhi tesisat işleri itinayla yapılır” yazısı.

gibi gibi çokça garip ancak artık garipsenmeyen örneklere rast gelmek mümkün.

Kaideyi bozan istisnalara bereketli kazançlar dileriz. Bu tespitler kendilerini kapsamamaktadır. 🙂